
Ortadoğu Turizm Gazetesi
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Eşi Emine Hanımın "Türk Mutfağı" kitabı tanıtım davetine katılan Hıncal Uluç Turizm Bakanı ile yan yana oturunca içinde kanayan yara gibi duran Türk turizminde uygulanan yanlış politikaları Sabah Gazetesindeki köşesinden anlattı.
Türkiye turizmi yıllardır eksi bakiyeler ile işletilmektedir. Şöyle ki incoming yapan yüzbinlerce turisti Türkiye’ye getiren büyük tur operatörleri bu eksi bakiyelerini esnaftan alacağı komisyonlar ile tamamlamaya çalışmaktadır. Daha önceleri de belli sayıda ülkeye turist getiren acentalara hac döneminde hac kontenjanı hakkı tanınıyordu. Tabii o zamanlar bir çok işlem manuel yürütüldüğü için kimsenin fiili olarak ülkeye turist getirme derdi yoktu. Nasıl olsa işi kılıfına uydurup hac kontenjanlarını o işi yapan sözde acentalara satıp iyi bir para kazanıyorlardı. Körler sağırlar birbirini ağırlıyordu
Son yıllarda Türkiye turizmine en büyük katkıyı Körfez ve Ortadoğu Ülkelerinden gelen turistler sağladılar. Fakat bu turistlere ve Ortadoğu’dan turist getiren acentalara ise zaman zaman ciddi haksızlıklar yapıldı. Bazen Uber ile karıştırıldılar belgeleri verilmedi. Tabii sektör içinden de Ortadoğu’lu turistlere ve yatırımcılara da sıkıntılar yaşatan şirketler ve kişiler de oldu. Belki bir zaman gelir yaşanan bu sıkıntıları da kişileri ile birlikte yazarız.
İşte Sabah Gazetesi Yazarı Hıncal Uluç’un turizm ile ilgili köşe yazısı;
Turizmde “Her şey dahil" denen ve üzerinde hiç düzenleme yapılmayan "rezil" sistem..
Adam 24 saat açık büfelerde, barlarda, sabahtan akşama, akşamdan sabaha bedava zıkkımlanıp içer, yerken kapıdan dışarı adım atar mı?. Kapıdan dışarı adım atmak, para demek çünkü.. Niye çıksın?. Enayi mi?.
O Antalya'ya gelen milyonlar otelden dışarı adım atmazsa, Yedi Mehmetler'den başka uluslararası ünlü restoran olur mu?. Olan yaşar mı?. Kaç kez, kimler, neler denedi, o çok ünlü Kaleiçi başta olmak üzere.. Bir sene gittim, bayıldım. Ertesi sene gittim, yok!. Kaç defa oldu bu.. Bursa'nın ünlü İskender Kebapçısı ustaları ile geldi Antalya'ya.. Açılışında ordaydım.
Muhteşemdi.. Ama o bile olmadı..
Neden?.
Antalya'da turist var, ama hepsi sanki hapis.. Gönüllü hapis.. O zaman gerisi boş kalıyor, boş duruyor yörenin..
Elin Alman'ı kendi ülkesinde kalsa çok daha fazlasını harcayacağı parayla, Antalya'da uçak da dahil tatil yapıyor, hem de sabaha dek, bira da değil, viski içerek..
Deli mi?. Niye çıksın otelden?. Niye orda bir restorana gitsin de, otele 24 saat her şey dahilden fazla hesap ödesin?. Siz olsanız öder misiniz?.
Çıkmayınca para da harcamıyor tabii turist..
Gelen milyonlar sahillerimizi hem karadan, hem denizden kirletiyorlar, üstelik..
"Adam başı kaça kullandırıyor, kirlettiriyoruz sahillerimizi" de diyecek ve soracaktım..
Ama hepsi o.. O ülkenin en çok turist ağırlayan, her sezon milyonların inip, milyonların kalktığı Antalya'da bir ünlü restoran, bir Yedi Mehmetler daha yok.. Olmamış.. Olamamış.
Sadece o olsa iyi..
Antalya'da dünyanın en harika akvaryumlarından biri var.. Kaç bilet kesiyor?.
Antalya'da yörenin tarihini düşünün. Muhteşem bir müze var.. Kaç kişi geziyor?.
Antalya'da tarihi Aspendos Tiyatrosu'nda dünya yıldızlarının yer aldığı festivaller yapılıyor.. 7 bin 500 kişilik antik tiyatroya 750 kişi gelirse iyi..
Sadece Aspendos olsa, o da iyi.. Side var..
Perge var.. Hiç kimsenin adını bile duymadığı Silyon var, dağın tepesinde 4 çeker ciple zor çıktık. Antik devirde o dağın tepesine şehir kurmuşlar..
Stadyumu var, tiyatrosu var, mezarlığı var. Binlerce yıla karşı koymuş öyle duruyor..
Mustafa Erdoğan, Anadolu Ateşi'ni bizlere armağan eden ve o müthiş dans ekibi ile dünyayı dolaşan Mustafa kardeşim bizi alıp götürmese haberimiz olmayacaktı.
O Silyon'a tırmanan vadinin içinden bir ırmak akıyor. Nasıl müthiş bir rafting turizmi yapılır.. Ya da o yol boyu trekking!. Düşünen olmuş mu?.
Ya doğal güzellikler.. Mesela Manavgat Çavlanları.. Mesela hiç sönmeyen, asırlar boyu dağdan fışkıran Olimpos Ateşi..
Kaç kişi ziyaret ediyor buraları?.
Ya o Orlando'nun dünyaca ünlü tematik parklarına taş çıkartan "AquaLand/Su Parkı"na kaç kişi gidiyor, günde?.
"Hiç" deseniz yalan olmaz..
Çünkü Antalya'nın o 5 de yetmez en az 7 yıldızlık otel ve tatil köylerini tıklım tıklım dolduran turistlerin hiçbiri, kaldıkları mekânın dışına adım atmazlar.
Antalya diye gördükleri "Havaalanı / Havaalanı Otel Yolu / Otel / Otel Havaalanı Yolu / Havaalanı"dır, hepsi o..
Tüm yazılanlara rağmen sizce; "Bu ülkenin bir turizm politikası var mı?." diyebilir miyiz?